Türkiye’nin steplerinde uzun yıllardır Ova Sıçanı (Microtus mystacinus) olarak bilinen bir kemirgen türünün, yapılan kapsamlı genetik araştırmalar sonucunda aslında ayrı bir cins ve tür olduğu ortaya çıktı. Bilim dünyası için önemli bir adım teşkil eden bu keşif, hayvanın artık Palyoora anatolica adıyla anılması gerektiğini gösteriyor. Bu yeni sınıflandırma, Anadolu’nun biyoçeşitliliğinin derinliklerine ışık tutarken, yerel endemik türlerin keşfi ve korunması açısından da büyük önem taşıyor.
Adıyaman Üniversitesi’nden Yusuf Sevindik liderliğindeki uluslararası bir araştırma ekibinin çalışmaları sayesinde, ova sıçanı olarak tanınan bu canlı, genetik yapısı itibarıyla Microtus cinsinden ayrılıyor ve 2012 yılında tanımlanan Palyoora cinsine dahil oluyor. Böylece, “Ova Sıçanı mı Bir Palyoora mı?” sorusunun yanıtı kesinleşiyor: Evet, bu canlı artık bilimsel olarak bir Palyoora ve Anadolu’ya özgü bir tür olan Palyoora anatolica olarak kabul ediliyor.
Kimler Bu Keşfi Gerçekleştirdi?
Bu çığır açıcı araştırma, Adıyaman Üniversitesi’nden Yusuf Sevindik‘in öncülüğünde, Jan Zima, Evgeniy Buzan, C. E. Yiğit ve K. A. Yiğit gibi isimlerin yer aldığı uluslararası bir bilim insanı ekibi tarafından yürütüldü. Ekip, genetik analizler ve morfolojik incelemeleri bir araya getirerek türün gerçek kimliğini ortaya çıkardı.
Ne Keşfedildi ve Nasıl Sınıflandırıldı?
Uzun yıllardır Microtus mystacinus (Ova Sıçanı) olarak bilinen kemirgen türünün, detaylı mitokondriyal (mtDNA) ve nükleer DNA markörleri kullanılarak yapılan genetik analizler sonucunda genetik olarak önemli ölçüde farklı olduğu belirlendi. Bu farklılıklar, söz konusu türün Microtus cinsinden ayrılarak, daha önce 2012 yılında Ermenistan’da tanımlanmış olan Palyoora cinsine ait olduğunu gösterdi. Böylece, Anadolu’ya özgü bu canlı, bilimsel literatüre Palyoora anatolica olarak geçti.
Genetik Ayrışmanın Detayları
- Mitokondriyal DNA (mtDNA) dizilimi: Türler arasındaki genetik mesafeyi ölçmek için kullanıldı.
- Nükleer DNA markörleri: Daha kapsamlı genetik farklılıkların belirlenmesine yardımcı oldu.
- Morfolojik Karşılaştırmalar: Kafatası yapısı gibi fiziksel özellikler de genetik bulguları destekler nitelikteydi, Microtus türlerine göre belirgin farklılıklar gözlemlendi.
Ne Zaman Ortaya Çıktı ve Ne Zamandan Beri Farklılaşıyor?
Bu türün Microtus cinsinden genetik olarak ayrıştığı dönemin yaklaşık 1.6 ila 1.8 milyon yıl öncesine dayandığı tahmin ediliyor. Palyoora cinsi ilk olarak 2012 yılında Ermenistan’da Palyoora majori türüyle tanımlanmış, ardından 2015 yılında Doğu Anadolu’da Palyoora davidi keşfedilmişti. Palyoora anatolica, bu cinsin bilinen üçüncü üyesi oldu ve genetik soy hattının uzun ve bağımsız bir evrimsel geçmişi olduğunu ortaya koydu.
Nerede Bulunuyor ve Dağılımı Nasıl?
Palyoora anatolica‘nın ana yaşam alanı, Türkiye’nin özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini kapsayan Anadolu stepleri ve yarı kurak arazileri. Adıyaman başta olmak üzere, bu bölgelerde yapılan çalışmalarla örnekler toplanarak genetik incelemeler gerçekleştirildi. Bu tür, Anadolu’nun biyoçeşitliliği için eşsiz bir endemik varlık olarak öne çıkıyor.
Neden Önemli ve Ne Anlam İfade Ediyor?
Bu yeniden sınıflandırma, sadece bir isim değişikliğinden çok daha fazlasını ifade ediyor:
- Biyoçeşitlilik Bilgisi: Türkiye’nin ve genel olarak Avrasya’nın biyoçeşitliliğinin daha doğru anlaşılmasına katkıda bulunuyor.
- Evrimsel Çalışmalar: Türleşme süreçleri ve coğrafi izolasyonun evrim üzerindeki etkileri hakkında yeni bilgiler sunuyor.
- Koruma Statüsü: Yeni bir tür olarak tanımlanması, Palyoora anatolica‘nın koruma statüsünün yeniden değerlendirilmesi ve potansiyel olarak özel koruma tedbirlerine ihtiyaç duyması anlamına gelebilir. Şu anki koruma durumu bilinmemekle birlikte, endemik bir tür olarak ayrı bir koruma stratejisi gerektirebilir.
- Endemizm Vurgusu: Anadolu’nun özgün fauna ve florasının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Ova Sıçanı mı Bir Palyoora mı?
Kesinlikle bir Palyoora. Yapılan genetik ve morfolojik incelemeler sonucunda, uzun yıllardır Microtus mystacinus olarak bilinen canlı, artık bilimsel olarak Palyoora anatolica adıyla yeni bir cins ve tür olarak kabul edilmektedir.
