Dönemin ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan donanmasına, kendilerini denizde taciz eden tüm İran gambotlarını “vurup imha etme” talimatı verdiğini duyurarak, Basra Körfezi’ndeki gerilimi tırmandırmıştı. Bu direktif, Washington tarafından “güvensiz ve profesyonellikten uzak” olarak nitelendirilen İran gemisi yaklaşımlarının ardından geldi ve bölgedeki tansiyonu yeni bir seviyeye taşımıştı.
Trump’ın sosyal medya platformu üzerinden yaptığı bu sert açıklama, ABD Merkez Komutanlığı’nın (CENTCOM) günler önce yayımladığı bir rapora dayanıyordu. CENTCOM, İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri’ne (IRGC Navy) ait 11 geminin, Basra Körfezi’nde görevli altı Amerikan savaş gemisi ve Sahil Güvenlik botuna defalarca tehlikeli biçimde yaklaştığını belirtmişti. Bu olaylar, bölgede seyrüsefer serbestliği ve güvenliğine yönelik endişeleri artırmıştı.
Kimden Geldi? Trump’ın Doğrudan Talimatı
Dönemin ABD Başkanı Donald Trump, talimatını açıkça ve doğrudan ifade etmişti. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullanmıştı:
- “ABD donanmasına, gemilerimizi denizde taciz eden tüm İran gambotlarını vurup imha etme talimatı verdim.”
Bu emir, özellikle askeri gemiler arasındaki angajman kurallarının hassasiyeti göz önüne alındığında, diplomatik ve askeri çevrelerde geniş yankı uyandırmıştı. Bir devlet başkanının doğrudan bu denli sert bir askeri direktif vermesi, potansiyel çatışma riskini belirginleştiriyordu.
Olay Yerinde Ne Yaşandı? Basra Körfezi’ndeki Gerilim
ABD Donanması’nın bildirdiğine göre, söz konusu taciz olayları Basra Körfezi’nde, uluslararası suların yakınlarında meydana geldi. Amerikan savaş gemileri USS Lewis B. Puller, USS Paul Hamilton, USS Firebolt ve ABD Sahil Güvenlik botları Wrangell ile Maui, rutin operasyonlarını sürdürürken İran Devrim Muhafızları’na ait gemilerle karşı karşıya kalmıştı.
Taciz Olayının Detayları
CENTCOM tarafından yayımlanan detaylı rapora göre, İran gemileri Amerikan deniz taşıtlarına “tehlikeli ve profesyonellikten uzak manevralar” yaparak yaklaşmıştı. Özellikle dikkat çeken bir olayda, İran Devrim Muhafızları’na ait bir geminin, bir ABD Sahil Güvenlik botuna yalnızca 9 metre (10 yard) kadar yaklaştığı belirtilmişti. Bu durum, potansiyel bir çarpışma riskini ve mürettebatın güvenliğini tehlikeye atmıştı.
Amerikan donanması, bu olayların İranlı denizcilerin uluslararası denizcilik kurallarına ve teamüllerine aykırı davrandığını gösterdiğini vurgulamıştı. ABD kuvvetleri, İran gemilerinin defalarca uyarı mesajlarına ve tehlikeli yakınlaşmaları sona erdirmeye yönelik çağrılara rağmen manevralarına devam ettiğini belirtmişti. Bölgedeki bu tür “taciz” olayları, ABD ve İran arasındaki zaten gergin olan ilişkilerde yeni bir sürtüşme noktası yaratmıştı.
Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin önemli bir geçiş noktası olması nedeniyle stratejik öneme sahiptir. Bu bölgedeki askeri gerilimlerin artması, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri değil, aynı zamanda küresel enerji piyasalarını ve uluslararası güvenliği de etkileme potansiyeline sahiptir.
